Göz Anjiyosu (FFA, Fundus Floresein Anjiografi), Indiana üniversitesinde tıp öğrencileri olan H.R. Novotny ve D.L. Alvis tarafından retinal hastalıkların değerlendirilmesi amacıyla tanımlanmış ve uygulanmış bir tekniktir. 1967 yılına gelindiğinde Donald Gass bu tekniği kullandığı çalışmalarındaki deneyimlerini paylaşmaya başlamasıyla retinal hastalıkların değerlendirilmesinde kabul edilip uygulanan bir teknik olmuştur. Bilgisayar yazılımları ve dijital görüntüleme araçlarının gelişmesiyle birlikte bu tekniğin faydaları daha da artırılmıştır.
Fundus Floresein Anjiografi (FFA) tekniği halk dilinde Göz Anjiyosu olarak kullanılmaktadır. Bu sebeple herkes tarafından anlaşılması için yazımda bu kelimeyi de kullandım.
Göz Anjiyosu (FFA, Fundus Floresein Anjiografi) Nedir?
Fundus, ortası boşluk gösteren organların giriş yerinden en uzakta kalan dip kısmına denilmektedir. Bu tanımdan yola çıkılarak; göz organının en dip kısmında kalan optik sinir, makula, retina ve retina kan damarı ile vitreus gibi gözün dip kısmına ait yapıların tümüne bu isim verilmektedir. Türkçe’ye de zaten göz dibi olarak çevrilmiştir. Fundus Floresein Anjiografi (FFA) tekniği daha çok göz dibindeki hastalıkların tanısında kullanıldığı için Göz Anjiyosu (FFA, Fundus Floresein Anjiografi) olarak da bilinmektedir.
Göz Anjiyosu (FFA, Fundus Floresein Anjiografi), floresein adlı madde kullanılıp retina damarlarının görüntülemesinin sağlanmasıyla retina hastalıklarının tanısı amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Retina hastalıklarının tanı ve takibi için kullanılan temel yöntemlerden bir tanesidir.

Göz Anjiyosu (FFA, Fundus Floresein Anjiografi) Nasıl Yapılmaktadır?
Göz Anjiyosu (FFA, Fundus Floresein Anjiografi) retina hastalıklarının tanısını koymak, hastalıkların yayılımını ve şiddetini belirlemek için yapılan bir görüntüleme yöntemidir. Göz anjiyosu (FFA) kalp anjiyosundan çok farklı bir işlemdir. Göz anjiyosunda hastanede yatış yapılması gerekmez ve damar açma girişimleri yapılmaz. FFA (Fundus Floresein Anjiografi) çekimi için önce koldan bir damar yolu açılır. Bu damar yolundan floresein isimli madde verildikten sonra hasta oturur pozisyonda iken özel filtreli cihazlar kullanılarak göz dibi görüntüleri alınır. İşlem yaklaşık 10 dakika sürer. Bu esnada hastanın farklı yönlere bakması istenebilir.
Göz Anjiyosu Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Göz anjiyosu sonrasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri bol sıvı tüketmektir. İşlem sırasında kullanılan floresan maddenin vücuttan daha hızlı uzaklaştırılabilmesi için gün boyunca yeterli miktarda su içilmesi önerilir.
Floresan madde çok nadir de olsa alerjik reaksiyonlara neden olabileceğinden, hastalar genellikle işlem sonrasında 15–20 dakika boyunca hastanede gözlem altında tutulur. Bu süre içerisinde herhangi bir sorun gelişmezse hasta evine gönderilir.
İşlem sonrasında dilde kaşıntı, ciltte kızarıklık veya döküntü, nefes almada güçlük gibi alerjik reaksiyon belirtileri ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Anjiyodan sonra kullanılan boya maddesine bağlı olarak ciltte geçici sarımsı-turuncu bir renk değişikliği görülebilir. Ayrıca idrarın rengi de bir süre koyu sarı, turuncu veya kırmızımsı görünebilir. Bu durumlar normaldir ve floresan maddenin vücuttan atılması sırasında ortaya çıkar. Genellikle birkaç saat içinde azalır ve kendiliğinden düzelir.
Göz Anjiyosu (Fundus Floresein Anjiografi, FFA) Hangi Göz Hastalıklarda Kullanılmaktadır?
Göz Anjiyosu (FFA, Fundus Floresein Anjiografi) birçok retina hastalığının ve üveitin tanı , takibinde kullanılmaktadır. Bu retina hastalıklarının başlıcaları ise yaşa bağlı makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı), diyabetik retinopati (şekere bağlı retina hastalığı), retina toplar damar tıkanıklığı ve retina atar damar tıkanıklığı, santral seröz retinopati (SSR, SSKR), retina damar iltihaplanmaları ve makula ödemidir.
Sarı nokta hastalığı konusunda “sarı nokta hastalığı nedir? Nasıl Tedavi Edilmektedir?” adlı yazımda, makula deliği konusunda “Makula Deliği Nedir? Makula Deliği Belirtileri ve Tedavisi Nedir?” adlı yazımda ve diyabetik retinopati konusunda da “Diyabetik Retinopati Nedir? Belirtileri Nelerdir?” adlı yazımda çok daha detaylı bilgiyi bulabilirsiniz.
Göz Anjiyosu (Fundus Floresein Anjiografi, FFA) riskleri Nelerdir?
Fundus Floresein Anjiografi (göz anjiyosu) tüm tıbbi girişimler içerisinde değerlendirildiğinde düşük riskli bir girişimdir. Bazı yan etkiler bildirilmiştir. Bildirilen yan etki oranları genel olarak %0,083’tür. Bu yan etkiler şiddetine göre sınıflandırıldığında ise hafif (%1,24), orta (%0,2) ve şiddetli (%0,04) olarak bulunmuştur. En sık görülen yan etkiler; mide bulantısı, kusma, acı tat, kaşıntı, karın ağrısı ve hapşırmadır. Bunlar dışında çok nadiren alerjik yapısı olan kişilerde ciddi alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Floresein maddesi vücuttan böbrekler yoluyla atılır. Yapılan çalışmalarda böbrek yetmezliği olan hastalarda böbrek fonksiyonlar ciddi bir kötüleşmeye neden olmamıştır. Fakat bu hastalarda ve diyalize girenlerde dikkatli kullanılmalıdır.
İndosiyanin Yeşili Anyiografi Nedir?
Bir diğer göz anjiografisi ise indosiyanin yeşili maddesinin damardan verilmesi ile yapılan İndosiyanin Yeşili Anyiografidir (İSYA – ICGA). İSYA retina hastalıkları kliniklerinde FFA’ya göre daha az uygulanmaktadır. İndosiyanin Yeşili Anyiografi daha çok yaşa bağlı makula dejenerasyonun bazı tiplerinde (polipoidal koroidal vaskulopati, retinal anjiomatoz proliferasyon), santral seröz retinopatinin de içinde bulunduğu pakikoroid spektrum hastalıklarında ve koriyoretinitlerde tanıyı kesinleştirmek için FFA ile birlikte kullanılır.
